30 Eylül 2013 Pazartesi

ÇATAL

Bize misafir geleceği zaman çayın yanına ne yapalım diye düşünürken annemin hep dediği şey çatal yapın çatal oluyor.
Annem çok sever bu tarifi. Her misafire yapmak ister. Bugün misafir geldi ve ben başka bişey yapacaktım aman onu yapma çatal yap dedi yine.
Afiyet olsun annecim.

Malzemeler:
1 paket margarin
1 çay bardağı sıvıyağ
1çay bardağı yoğurt
1tatlı kaşığı mahlep
Kabartma tozu.
1 yumurta beyazı içine. Sarısı üstüne
Yeteri kadar un
3 yemek kaşığı şeker
1yemek kaşığı tuz

Margarin, sıvı yağ, yoğurt, mahlep, yumurta beyazı,şeker ve tuz ile parmak uçlarımızla karıştırılır ve un eklenir.
Kulak memesi kıvamlı hamur yoğurulup.
Şekil verip yumurta sarısı sürüp çörek otu serpip 180 derecede kızarana kadar pişirilir.

Deneyince yorumlarınızı beğenip beğenmediğinizi bildirirseniz sevinirim...

24 Eylül 2013 Salı

EMİNE'NİN KURABİYESİ

Belki başka bi adı vardır ama ben bilmiyorum.
Aslında bilmekte istemiyorum. Çünkü bu emine nin kurabiyesi olarak güzel bir ada sahip. Emine kim diye sorarsanız eğer size şöyle anlatayım. Annemin amcasının kızının ,kızının, kızı. Hayırdır biraz uzun oldu dimi. Evet aslında uzun ama biz yakınız bağ olarak.
Mesela benim çocukluk arkadaşım Meltem. Annemin halası nın kızının kızı . aa buda emine ile aynıymış. Yani aslında söylerken acaba böyle miydi akrabalık bağı diye düşündüm ve buldum. Emine cim ellerine sağlık iyiki yapmışsın bu kurabiyeyi. Ben hiç yemedim senin yaptığında ama yiyenlerin o yüzündeki ifade ile çook güzel bir kurabiye ağızda puf diye dağılıyor tanımlamaları ile büyülenip denedim.
Ve ve gerçekten sonuç mükemmel her defasında tutan bi lezzet.
Mutlaka denenesi tarifler arasına yazın derim.

Merak ettiniz dimi?
Hadi malzemeler diyeyim o zaman...
Ben 100 gr margarin ile yapıyorum bereketli bi tarif çünkü.
2 yemek kaşığı mahlep
1 tatlı kaşığı tuz
1 buçuk yemek kaşığı toz şeker
1 paket kabartma tozu
1 yumurta sarısı içine beyazı üstüne
Yeteri kadar un
Yapılışı:
Un hariç bütün malzemeler parmak uçlarıyla karıştırılır. Margarin oda ısısında yumuşamış olmalı. Unu da ekledikten sonra yoğurmaya parmak uçlarıyla devam edin ki avuç içi ısısıyla margarin daha fazla eriyip gereğinden çok un almasın.

Yumurta büyüklüğünde parçalar tezğah üzerinde yuvarlayıp.parmak kalınlıgında olcak.2parmak genişliğinde verev olarak kesilicek.                                                        
Üzerlerine yumurta beyazı sürüp çörek otu serpip.180 derece fırında üstü kızarana kadar pişirilir.                                                               
Daha büyükte kesilebilir ama lokmalık minik minik olunca hem sevimli hem yemesi kolay oluyo.lüp lüp yeniyor.                                         
Afiyet olsun

23 Eylül 2013 Pazartesi

EVİM EVİM GÜZEL EVİM

Evimi ve yeni şeylerle evimi süslemeyi seviyorum.Gördüğüm bi fotoğtafdan ilham alıp değişik şeyler üretmekten mutluluk duyuyorum.ara ara yaptıklarımada yer verip sizede ilham kaynağı olmak isterim.
Bu anlatıcagım (dıy) proje çok kolay ve etkili.karşı apartmanda bakıp inceleyen insanları görüyorum bazen.
Artan boncukları naylon bi ipe dizip sert bir tele baglayın sıklıgı elinizdeki boncuklara bağlı ve pencere boyutunuzca kullanılmayan tül.tülü ayrı bi tele bağlayım 2 parmak genişliğinde kesin.ve pencerenin üst kısmına yapıştırdıgınız askılara telleri otutturun.işte bukadar.

DOMATES ÇORBASI

Domates bahçesi de hiç gezdiniz mi?
Bacağınıza dokunan dalın yeşil rengini eve geldiğinizde burnunuza değen domates kokusunun kaynağını ararken sağa sola bakındığınızda fark edersiniz. O mis koku muhteşemdir. Anlatırken bile o koku burnumda şuan.

Köyümü özledim...



Domates çorbası malzemeler ve yapılışı.

4orta boy rendelenmiş domates
2 yemek kaşığı un
4 damla sıvı yağ yada koymayın.
Tuz. Kırmızı biber.
Yarım yemek kaşığı salça

Tencereye yarım çay bardağı su yada 4damla yağ ile su koyup unu hafif kavurun. Salçayı ve domatesi ekleyip güzelce harmanlayın.1su bardağı su ile 5dakka kaynatın.
Süzüp posasını atın ve gerekli kadar su ekleyip en fazla 10dakka daha kaynatın. Altını kapattıktan sonra tuz ve kırmızı biber ekleyip. Arzuya göre kaşar rendesi ile afiyetle yeyin.


CABADA SARIMSAKLI ET

Et sevenler için denenmesi gereken bi tarif bence

Yapılışı ve malzemeleri

200gr kuşbaşı doğranmış et
1tatlı kaşığı kimyon
1tatlı kaşığı kırmızı biber
1çay bardağı süt ile geceden marina edilir

Orta boy küp doğranmış soğan 2yemek kaşığı yağ ile çok az kavrulur. ama pembeleştirilmez .
Yarım yemek kaşığı salça eklenir.
Et ilave edilir ve 4 yada 5 diş soyulmuş sarımsak bütün olarak eklenir ve gerekli su ilavesiyle hafif pişirilir.
Küçük cabanız varsa sulu bi şekilde et gerekli tuz ve baharat ilavesiyle fırında 180 derecede iyice pişene kadar bekletilir.
İstenirse su yerine et suyu ile pişirilir.


22 Eylül 2013 Pazar

BAKLAVALIK YUFKAYLA LAZ BÖREĞİ

  Gerçek laz böreği yemedim hiç ama kulak dolgunluğu ile aklımda kalan  yaptığım ve severek yenen bi tatlı.
Denemeniz dileği ile.

Malzemeler:

1buçuk su bardağı süt
4 yemek kaşığı şeker
2 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı nişasta
1 çay kaşığı karabiber
Muhallebi kıvamlı olana kadar kaynatılır.
Ocaktan indirip ılımaya bırakılır.
 4 yada 5 adet yufka
 kızdırılmış 100 gr margarin ve 1 çay bardağı sıvıya . 

Şerbeti için:
2 su bardağı şeker
2 su bardağı su
1 çay kaşığı tuz
3 damla limon

Hazır baklavalık yufka tezgah üzerine açılır bir tane 3parmak genişliğinde uzun şerit ler kesilir ve üçgen sarılır.


Bu verdiğim muhallebi ölçüsünden 30 tane minik üçgen çıkıyor. Hepsi bittikten sonra kızdırılmış yağ dökülür üzerlerine ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında üstü kızarana kadar pişirilir.
Tatlı yı fırına koyduktan sonra şerbetini de pişirin ama çok kaynatmayın, kaynadıktan sonra limon ve tuzu ekleyim 5 dakka sora kapatın ve soğumasını bekleyin. Şerbet ılıkken dökün laz böreklerinin üstüne. Tatlı ve şerbet ılık olacak.



Ben biraz fazla kızarmış seviyorum bu tatlıyı. Ama size fazla kızarmış gibi göründüyse keyfinize göre kızartabilirsiniz.

19 Eylül 2013 Perşembe

BAYAT EKMEKLERİ HAŞLAYALIM

Sabah, öğle, yada akşam yemeği için alınan tazecik kokusu üstede belkide fırından yeni çıktığı için kokusuyla sizi cezbedip kendini sizinle eve gelmeye ikna eden ekmeklerimiz ogün yenmeyip ertesi güne kaldığında o ilk günkü cazipliğini kaybediyor.
Ekmek israfını önlemek için bu anlatacağım yöntemi lütfen deneyin.

Özellikle kahvaltıya çok yakışıyor yumuşacık sıcak ekmek haşlaması. Hele bide tereyağı peynir ve ceviz varsa oooo bardak bardak çay ile uzun mu uzun bi kahvaltı olur. Sıcak ekmeğe tereyağı sürüp üstüne beyaz peynir ve cevizde koyup bi bakın tadına. Bu üçlü ile sıcak ekmek tam bi takım oluyor.

Tencereye yarısına kadar su koyun ve üzerine kevgiri oturtun.
İçine bez peçete koyup ekmekleri bölüp yerleştirin ve üzerine bez örtün.su kaynadığında buharla ekmekler yumuşayacak ve pamuk gibi olacak bayat ekmekler.
Afiyet olsun.


FIRINDA MAKARNA

Malzemeler:

 Yarım paket makarna. Yada erişte
 Haşlamak için su.
 Tuz

 Beşamel sos:

 50 gr margarin
 2 yemek kaşığı un
 Tuz. Karabiber.
 2su bardağı süt

Makarnayı tuzlu suda haşlayıp süzdükten sonra tepsiye dökülür
Beşamel sos için tencereye margarin konur un ile kavrulur ve 2bardak süt eklenip. Muhallebi kıvamlı olana kadar karıştırılıp tuz ve karabiber eklenir.makarna üzerine dökülür bol kaşar rendesi ile 180derecede üstü kızarana kadar pişirilir.
Afiyetle yenir.

16 Eylül 2013 Pazartesi

ITIR ÇİÇEĞİ

Sizde ıtır çiçeği var mı diye sorduğum kaç çiçekçi oldu bilmiyorum. Ama hemen hemen hepsinden aldığım cevap aynıydı.
  -her zaman gelmiyor ıtır çiçeği.bu senede biz istemedik.
 Yahu sevgili çiçekçiler bu güzel mis kokulu çiçek hiç istenmez mi.
 İki yıldır arıyorum ama maalesef bulamadım. Aslında çiçekçilerden ziyada evlerde olan ve elden ele çoğalan bi çiçekmiş ama ben ıtır çiçeği olan bi komşu da bulamadım etrafımda.
 Peki ya sizde var mı ıtır çiçeği?
 Hiç naz etmeyen her şartta yetişen bi sardunyagiller familyası çiçeği bu.
Yaprakları sütlü tatlılarda kullanılır pis kokusu ile Osmanlı mutfağı esintileri yaşayın.
Osmanlı mutfağında kullanılan bi çiçekmiş bu kayıp ıtır.
Çiçeği esans olarak kullanılırmış.
Ah ıtır ah,seni bi bulayım saksılar dolusu dikcem. her yer ıtır koksun.
Hadi sizde sorun çiçekçilere ve komşulara. Bulursanız bi dal da bana gönderin.

YEŞİL MERCİMEKLİ YOGURT


   Benim yeşil mercimeği çok sevdiğimi anlamışsınızdır sanırım. Her şeyin içine azıcık katmak istiyorum aslında.
   Bu bi meze ve gerçekten lezzetli oluyor. Hem pratik, hem kolay, hem de leziz.
   Ölçüsü yok kafanıza göre takılın evdeki yoğunluğa göre artırın mercimek miktarını yada azaltın.
   Haşlanmış yeşil mercimeğe 3 yada 4 dal taze naneyi ince kıyım halinde ekleyin ve bol yoğurtla azcık da tuz isterseniz ekleyip karıştırın ve afiyetle bol vitamin deposu bi mezeye yer açın masanızda ve midenizde.
  afiyet olsun.

15 Eylül 2013 Pazar

LİMON SEVDASI

    Aslında rengi sarı ya ondan seviyorum ben bu limonu. Limonun kokusu da insanın aklını başından alıyor, ama bi limon kokusu burnunuza değdiğinde gözlerinizi kapatın ve şöyle deerin bir nefes alın o kokunun bütün vücudunuzda dolaşmasına izin verin, izin verin ki aklınızı başınızdan alan büyülü kokuya kapılın.
    Limon yağını kullananlardan mısınız bilemem ama ilk fırsatta bi tane edinin derim.
    Hem mutfakta, hem temizlikte ben evimin her alanında kullanıyorum.
    Yer silmek için kullandığımız kokulu sıvıları atın gitsin onun yerine temizlik kovanıza keyfinize göre damlatın bu limon yağından, hem miiiss gibi limon kokucak eviniz, hem de dezenfekte etmiş olcaksınız silinen yerleri.
   Temizlik ve mutfak bezlerinizi de bir kaç damla limon yağı damlatılmış suya geceden bastırırsanız hem doğal yolla temizlenmiş olcak hem de miiis gibi bi kokuya sahip olcaksınız.
   Unutmayalım okadar çok radyasyona maruz kalıyoruz, yediğimiz gıdalar katkılı.. bu liste uzar gider.En azından evimizde olabildiğince doğala kaçarsak ufak bi alanımızı tertemiz yapabiliriz.
   Diceksiniz ki hangi birini uygulayalım ne kadar kaçınalım bunlardan ama inanın yaptığınız minicik bi değişiklik sizi öylesine sarıcak ki birazcık ta ilginiz varsa tamamdır bu iş.Demiştim ya bu yağ 3 lira ya aldım ben ve aldıkça alası geliyor insanın.Hele birde çilek yağının kokusuna bakmalısınız of of of mis gibi çilek.Ben saçlarıma sürüyorum çilek yağını ellerinize sürebilirsiniz evi sildiğiniz kovaya damlatıp evi çilek bahçesine döndürebilirsiniz.
 Hadi buğün alın bi meyva yağı ve bu büyülü hazzı yaşayın...
Biliyorum ki müptelası olcaksınız.

 Sevgiyle kalın mis çilek bahçesinde ve limon ağaçları altında hissi ile öğlen kahvenizi yudumlayın.

 Keyifli bir pazar bizimle olsun.



14 Eylül 2013 Cumartesi

NAZAR ÇIKTI NAZAR

Yıllardır pek çok bardak tabak kırmışımdır.
Aa tabi kırdığım, çatlattığım aynaları saymıyorum bile. Nedir bunlar şimdi hepsi de nazar mı. Eğer öyleyse kimin nazarı değer ki bana yada ne için?
Yada şöyle bi şey olabilir benim enerji yoğunluğum sebebi ile dokunduğum bardak ve aynalar kırılıp parçalanıp tuzla buz olma yolunu seçiyorlar. Bu kadında tuhaf bi enerji var her gün bize dokunduğunda acaba ne zaman kırılcaz diye korku içerisinde beklemektense biz kendimizi yere atıp kurtulalım düşüncesine sahip de olabilir sevgili cam eşyalarım .Ama ne o nede bu bence bu tam bi sakarlık başka bi açıklaması olamaz.
Bu sabah yine bi cam tabak kırıldı hahaha nazar çıktı nazar.

Bu arada kısa bi hatırlatma yapıyım sizlere. Kırılan cam eşyaları gazete kâğıtlarına sarıp bantlayıp atalım çöpe. Çünkü karnını doyurmak için hayvanlar yaralanabilir. Hem de karton ve pet şişe toplayan insanlar ellerini kesebilirler. Dikkatli ve duyarlı olalım.

13 Eylül 2013 Cuma

BONİBONLU KURABİYE



İnsan ne zaman yalnız kalır???

Yanında valiz olan ve aklında binlerce düşünce olduğunu hissettiğin birine sarıldığın an başlar yalnızlık. Dağılan eşyaları toplamak istemezsin önce, sanki hep birisi var hissi yaratma düşüncesidir seni bunu yapmaya iten. Ama toplanır hepsi yerlerine kaldırılıp hatta bide yıkanır geldiğinde hazır olsun diye.
Belki son giydiği  tişört yıkanmadan seninle uyumaya devam eder.
Artan boş elbise askıları, azalan kıyafetler ki aslında ne kadar fazla diye zamanında söylendiğin ama şimdi azlığından dert yandığın...
Artık yemekler masada değil bi tepside yenir. Sanki evin düzeni bozulmuşçasına.
Ne güzel oluyodu ama benim dondurmamı neden yedinden çıkan tatlı mı tatlı atışmalar
.
.
.
.
.

Hemencecik gel olur mu...?

Dün gece saat 12.00 da aklıma bu kurabiye düştü. Günlerce mutfak masasında bana bakıp durucağını bile bile yaptım.
Gün içinde kahveyle güzel olur. Aslında bu büyük bi bahane.

Belki sizinde aklınıza düşer ve yapmak istersiniz. Yıllardır yaparım ve gerçekten hem lezzet olarak hem görüntü olarak doyurucu bi kurabiye.
Tabi Martha stewart a teşekkür ederim onun programında gördüm ilk ama malzemeleri farklıydı.
Ben biraz ondan biraz benden bi karma tat çıkardım.

malzemeler:
1paket oda sıcaklığında margarin
1 su bardağı pudra şekeri
kabartma , tozu vanilya
1 yumurta
yarım su bardağı iri dövülmüş ceviz
aldığı kadar un
3 yada 4 yemek kaşığı kakao. Keyfinize göre ayarlayın.


yağ şeker yumurta güzelce karıştırılıp katılar eklenir ve en son ceviz le harmanlayıp.
ceviz büyüklüğünde yuvarlayıp tepside dizilir ve önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında 3 dakika pişirilir.3 dakika sonra çıkartıp üzerlerine bonibonlar hafif bastırılarak koyulur ve tekrar fırına konup 5 dakka daha pişirilip fırından çıkartılır.
Dikkatlice tepsiden kaldırılır yada öylece soğumaya bırakılır.


12 Eylül 2013 Perşembe

SÜRPRİZ MUHALLEBİ


Malzemeler:

1 paket kemal paşa (arkasındaki tarife göre şerbeti yapılır ve tatlılar yumuşatılır)

Muhallebisi için:

1 kilo süt
3 fincan toz şeker
3 fincan un
1fincan nişasta
vanilya
50 gr margarin

margarin hariç bütün malzemeler karıştırıp muhallebi kıvamına gelene kadar karıştırılarak pişirilir.
Piştikten sonra margarin ekleyip mikserle güzelce çırpılır.
Yumuşayan Kemalpaşaları borcama dizip üzerine muhallebiyi döküp. Yarım saat dinlendirdikten sonra buzdolabında dinlendirip afiyetle yeyin.

11 Eylül 2013 Çarşamba

YEŞİL MERCİMEKLİ BULGUR PİLAVI

Yeşil mercimek benim gibi et yemeyenlerin kurtarıcısı olan bi besin olabilir.
 1 kilo yeşil mercimekte,1 kilo etteki ve 1 kilo buğday ekmeğindeki albümin(kan ve doku sıvıları arasındaki suyn dengelenmesini sağlar),karbonhidrat ve madenleri rahatça karşılar. Ayrıca A,B1,B2,C  vitaminleri, kalsiyum, sodyum, potasyum, demir, fosfor, kükürt karbonhidrat içerirmiş.

 Özellikle kansız ,halsiz, çabuk yorulan, sinirli kişilere yararlı bir besin.
Anne sütünü de artırıyormuş yeşil mercimek. vereceğim tarifte hem buldur hem yeşil mercimek olduğu için yeni doğum yapmış anneler için bire bir bi yemek.

malzemeler:

yarım su bardağı bulgur
1 yemek kaşığı zeytin yağ ve 1 yemek kaşığı margarin yada terayağ
1 yemek kaşığı salça
tuz ,kırmızı biber, kara biber isteğe göre
1 su bardağı haşlanmış yeşil mercimek
 1 orta boy kuru sogan
Yapılışı:

tencereye yağları koyup kızdırmadan, yağı yakmadan yemeklik doğranan soğanıda ekleyip. yıkanmış ve suyu süzülmüş bulguru ilave edip bulgurlar iyice kavrulana kadar karıştıralım. salçayı da ekleyip yeteri kadar su ile pişirelim.,suyun ölçüsü bulgurun cinsine göre değiştiği için pişene kadar azar azar su ilave edilebilir. piştikten sonra baharatlar da eklenip,haşlanmış yeşil mercimegide katıp şöyle bi karıştırıp ocağın altını kapatalım.Pilav biraz dinlendikten sonra afiyetle yemeğe hazır.

denemediyseniz mutlaka yapın, çünki gerçekten güzel bi lezzet. Yanına da haşlanmış tiftilmiş tavukları tavada baharatlayıp azıcık kavurduğumuzda bu ikili gerçekten birbirlerine çok yakışıyor.
Akşama yemeğiniz yoksa hadi bide çorba ekleyip bunları yapıp afiyetle yeyin.


Ben iki kişilik yapıyorum yarım bardak bulgur yeterli oluyor.Miktarı artırabilirsiniz.

10 Eylül 2013 Salı

HASAN KEYF MİNARELERİN HİKAYESİ

 
 

Arabadan iner inmez çocuklar etrafımızı sarıp, tarihi anlatmak için birbirleriyle yarışıyorlar resmen .Sıcaktan yanakları kızarmış .Gözleri parlak çocuklar. Sevimli çocuklar.
Biz gezmeye devam ederken yanımızda yavaş yavaş ilerleyen ramazan 7 yaşındaymış ve bize anlatmaya başladı efsaneleşmiş hikayeyi.
Yazılı kaynaklarda bulunmayan. Ama insanlar arasında  çeşitli şekilde anlatılan bi kaç hikaye var.
Ancak bu hikayeleri gezerek görebilen tarihi yaşayan şanslı kişilerdeniz. Çünki yakın zamanda baraj yapılıp bütün tarih sular altında kalacakmış.biz ise sadece fotoğraflarına bakıp gelecek nesillere anlatabileceğiz.
Gelelim bu minarelerin bize anlatılan hikayesine.
Sultan Süleyman Camii minaresi yapımında usta ve kalfası arasında çıkan inşaat tekniği hakkındaki anlaşmazlık nedeniyle usta işten kovar kalfayı. Kalfa bu durumu içerleyip El Rızk Camii nin minaresinin yapımına başlamış. Usta kendinden emin bi şekilde inşaatına devam ederken, kalfa içten içe daha iyi bi minare yapmak çabası içindeymiş.
   Her iki minarede ihtişamlı bi şekilde yükselmeye devam ediyormuş. Ancak kalfa yaptığı bir teknik özelliği herkesten sır ğibi saklıyormuş.
   Ancak halk kalfanın yaptığı minareyi daha ihtişamlı, gözterişli ve zarif olduğunu söylüyormuş.
   Kalfa minareyi ustasınınkinden kısa bir süre önce bitirip açılış töreniyle halka sunmuş. Ustasınıda çağırıp gezip görmesini istemiş, kalfa aşağıdayken usta minareyi gezme amaçlı merdivenlerden çıkmaya başlamış ve kalfayı yukarda gördüğünde çok şaşırmış.
   Sen nasıl çıktın buraya diye sorduğunda ise çif yol tekniği yapmış olduğunu gören usta bu durumu kendi yenik düşmüş hissettiği için ve halkında kalfanın yaptığı minareyi övmesi sebebiyle bunalımda olduğu için kendini aşağıya atar ve ölür.
    Bu yüzden gördüğünüz  gerideki minare yapımı yarım kalmış, efsaneleşen hikayeler ortaya çıkmış.

   Hasan keyf sular altında kalmadan gezip görün derim.

9 Eylül 2013 Pazartesi

NESCAFELİ KEK


Malzemeler:
3yumurta
1su bardağı şeker
Yarım çay bardağı sıvı yağ
Kabartma tozu. Vanilya
2su bardağı un(daha fazlasıda olabilir)
1su bardağı süt
3 yada 4yemek kaşığı kakao

önde yumurtalar mikser yardımı ile çırpılır 3-5 dakika sonra şeker eklenip biraz daha çırpılır ve diğer malzemeler de eklenip
Kek kıvamlı bi hamur yapılır ve tepsiye dökülür.160 derece önceden ısıtılmış fırında pişene kadar bekletilir.
Pişip fırından çıktıktan 5dakka sonra

1su bardağı süt içine 2yemek kaşığı nescafe 1tatlı kaşığı Türk kahvesi.4yemek kaşığı şeker karıştırılıp kekin üzerine dökülür bolca.

Yumuşacık çok kahveli bi kek oluyo ve yedikçe yenen bi tat.
Afiyet olsun.

8 Eylül 2013 Pazar

LİMON AĞACI

Artık mis kokusunu iyice yaymaya başladı minik limon ağacım.ve çok hızlı büyüyolar.

HELLİM PEYNİRİ KIZARTMASI



Hellim peyniri kıbrısa özgü bi peynir diye biliyorum.
Evde yapımıda mümkün fakat oldukça uğraştırıcı.Halam çok sever ve sürekli yapar bu peynirden.
Kahvaltıya kızartmasıda lezzet katıyo.
Dilimleyip azıcık yağlanmış teflon tavada kızartılıyo ve muhteşem tat ile keyif başlıyor.
Afiyet olsun.

5 Eylül 2013 Perşembe

MISIRLI PİLAV


Mısır ne kadar da güzel. her şeye çok yakışıyor bence.
Mısırlı pilav denemediyseniz hadi bugün yapıp tadına bakın.

Ekstra bişey yapmaya gerek. Pişirdiğiniz şehriyesiz pilava istediğiniz ölçüde mısır koyup şöyle bir iki kere karıştırıp. Ocağı kapatın.
Afiyet olsun

FİNCANDA KEK

Fincanda kek gerçekten çok kolay oluyor. Hemencecik pırt diyede çıkıyor fincandan. Vericegim bu ölçüden 5çay fincanı çıkıyor.kahve fincanlarında da güzel oluyor.
Kişiye özel minik bir kek olduğu için ben çok seviyorum ve devamlı yaptığım bir tarif.
Malzemeler:
2yumurta
1paket kabartma tozu ve vanilya
Yarım su bardağı şeker
1su bardağı süt
Yarım su bardağı sıvıyağ
Kuşüzümü ve damla çikolata 1 er çay bardağı
un.


önce yumurta mikser yardımı ile çırpılır sonra şeker eklenip biraz daha çırpılır ve diğer malzemelerle kek kıvamına gelene kadar un eklenir
İçleri hafif yağlanmış fincanlara yarısından fazla doldurulur. Fincanları tepsiye dizip 170 derecelik fırında pişirin. Kürdan la kontrol testinden geçtikten sora .ister sıcak ister soğuk fincandan kolayca çıkacaktır.

3 Eylül 2013 Salı

BAL ZAMANI



Babacımın arılarının yeni mahsülünün tadına baktık.Çok lezzetli bal yapmış arılarımız.

Emek isteyen meşakkatli bi iş arıcılık.
Sabır ve emekle doldurulan her petek,arıların çalışmasını biraz olsun izleme imkanı bulanlar için daha değerli.
Tutkudur arıcılığın diğer adı.binbir çiçekten toplanan polenler ise vitamin deposu.
     

krem şanti li kurabiye



Pasta böreğinde modası var. olur mu demeyin, oluyo gerçekten.
  Bu ara bu krem şantili kurabiye meşhur. Herkes deniyor deneyenlerde müdavimi oluyor.
   Hem pratik hem lezzetli bi kurabiye denenmesi gerekenler listesine mutlaka ekleyin.
   Aniden gelen bi misafire çay demlenene kadar şip şak pişen bi tarif.
 
  Malzemeler:

 1su bardağı sıvı yağ
 1 paket toz olarak kullanılacak krem şanti.(kakaolu yada çilekli de güzel oluyor)
  3 su bardağı un

Üzeri için:
Pudra şekeri

 Yapılışı:

Kremşanti ve sıvıyağ ı güzelce karıştırın ve unuda ekleyip yoğurun.
Ceviz büyüklüğünde yuvarlayıp 180 derecede üstü hafif pembeleşene kadar pişirin.8 ila 10 dakika pişmesi yeterli. Hemen tepsiden kaldırmayın yoksa dağılır.ılıdıktan sonrada üzerine bolca pudra şekeri serpip afiyetle yeyin.

1 Eylül 2013 Pazar

yemeği lezzetli yapan yağ miktarı değil




            Mutlu ve keyifli bir pazar günü içerisindesinizdir umarım.
Ben elimden geldiğince ve tabi ki öncelikle aklıma uygun olduğu müddetçe sağlıklı yaşamak ve beslenmek taraftarıyım.
           Doyduktan sonra bir lokma dahi olsa asla yemem. Kendimi bildim bileli böyle sanırım doğuştan gelen güzel bi özelliğe sahibim.
         Yemek yapmayı seviyorum. Ve yeni tarifleri denemekten de keyif alıyorum .e hal böyle olunca sağlıklı pişirme taraftarıyım ki yemekleri posa olarak yemeyelim.
         
          yağı tencereye koyup soğanı da eklediğimizde pembeleşmesini beklemeden ekleyeceğimiz malzemeyi ekleyin. Yada hiç yağ kullanmadan soğan ve salçayı biraz suyla harmanlarsanız da lezzetinden ödün vermez yemeğiniz .Tuz ve baharatlarını da en son yani yemek piştikten sonra eklerseniz baharatların özü tadı değişmemiş olur.
          İnanın yemeğe lezzet katan şey yağ değildir.ben çok az yağlı yada yağsız pişiriyorum yemeklerimi.hem yiyenlerde içinde yağ olmadığını şaşırarak inanmıyorlar
         
buğün çok güzel iki söz duydum ve gerçekten çok etkilendim.hemen sizinlede paylaşıp bakış açınızı değiştirebilirmiyim diye düşüneyim.
           ilki GÖBEK AKLI YÖNETİR.
           diğeride ÇOK YEMEKTE İLİM,İRFAN VE ANLAYIŞ EKSİKLİĞİ VARDIR.

Gerçekten çok güzel söylenmiş anlamlı sözler bunlar.